Mark Zuckerberg, giderek alevlenen bir tartışmada net bir çizgi çekiyor: ABD-Çin yapay zeka rekabeti söz konusu olduğunda, Çinli modelleri yasaklamak yanlış bir hamle. Meta CEO’su, Amerika’nın en iyi silahının bariyerler kurmak değil, daha iyi teknoloji inşa etmek olduğunu savunuyor — bu da onu Washington’un mevcut duruşunun büyük bir kısmıyla karşı karşıya getiriyor.
Summary
Öne çıkan noktalar
- Mark Zuckerberg, ABD’nin Çinli yapay zeka modellerini yasaklamak yerine, yapay zekada Çin’i yenilikle geride bırakması gerektiğini söylüyor.
- RAND Corporation’ın 135 ülkeyi kapsayan çalışmasına göre, ABD yapay zeka modelleri Ağustos 2025’te küresel yapay zeka web trafiğinin %93’ünü elinde tuttu.
- Çin’in küresel yapay zeka trafiğindeki payı, Ocak 2025’te DeepSeek’in R1 lansmanını takip eden sadece iki ay içinde %3’ten %13’e yükseldi.
- ABD yarı iletken ihracat kısıtlamaları, Çin’in Nvidia H200 ve AMD MI325X gibi çiplere erişimini sınırlıyor, ancak bu kısıtlamaların etkinliği karmaşık.
- ABD’nin yapay zeka hakimiyeti özel sermaye ve geliştirici ekosistemleriyle desteklenirken; Çin, sanayi politikası ve sübvanse edilmiş ölçeğe dayanıyor.
Meta’nın duruşu: yenilik yap, kısıtlama değil
Financial Times tarafından aktarılan Zuckerberg’ün argümanı basit: Amerika Birleşik Devletleri Çinli yapay zeka modellerini yasaklamamalı. Ona göre, artan Çin rekabetine verilecek doğru yanıt, ticaret kısıtlamaları değil — benimsenmeyi yavaşlatabilecek veya sahte bir güvenlik hissi yaratabilecek — Amerikan inovasyonunu iki katına çıkarmaktır.
Bu önemli çünkü ABD şu anda gerçek bir güç konumunda bulunuyor. 135 ülke genelindeki internet trafiğini analiz eden bir RAND Corporation çalışması, Amerikan büyük dil modellerinin Ağustos 2025’te küresel yapay zeka web trafiğinin yaklaşık %93’ünü oluşturduğunu ortaya koydu. Önde gelen yapay zeka platformlarını ziyaret eden toplam kullanıcı tabanı, Nisan 2024’te yaklaşık 2,4 milyardan Ağustos 2025’te yaklaşık 8,2 milyara fırladı — ve bu büyümenin büyük kısmı ABD yapımı ürünlere aktı.
Zuckerberg’ün mantığı, böyle bir üstünlük varken Çin yapay zekasını yasaklamanın stratejik bir hata olacağı yönünde. Bu, teknolojik bir yanıt yerine politik bir yanıt koymak anlamına gelir — ve tarih, hızlı hareket eden sektörlerde bu tür bir değiş tokuşu nadiren ödüllendirir.
Washington’un katılmadığı nokta
ABD güç yapısındaki herkes olaya bu şekilde bakmıyor. Üst düzey yetkililer, Çin ile yapay zeka rekabetini daha sert ve çatışmacı terimlerle çerçeveliyor.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent açıkça şunu söyledi: “ABD, dünyada yapay zekanın lideridir. Biz bir yapay zeka süper gücüyüz.” İçişleri Bakanı Doug Burgum daha da ileri gitti: “ABD, yapay zeka silahlanma yarışında Çin’e kaybedemez.”
Bu çerçeveleme — bir silahlanma yarışı — Washington’un yapay zeka rekabetini sıfır toplamlı bir yarış olarak görme içgüdüsünü yansıtıyor. Brookings analizine göre, bu çerçeve önemli nüansları kaçırıyor. Amerika’nın yapay zeka avantajı, büyük ölçekli ticari faaliyet, özel yatırım ve girişim sermayesi destekli inovasyondan kaynaklanıyor. Çin’in yaklaşımı ise sanayi politikasına ve kendi kendine yeten bir teknoloji ekosistemi inşa etmeye daha fazla dayanıyor. Bunlar temelde farklı motorlar ve bunları eşdeğer görmek, ABD’nin elindeki gerçek avantajı olduğundan küçük gösteriyor.
DeepSeek’in R1’i ve Çin’in yapay zeka trafiğindeki hızlı yükselişi
Çin yapay zekasının yerinde saymadığının en net işareti, DeepSeek’in R1 akıl yürütme modelini piyasaya sürdüğü Ocak 2025’te geldi. Trafik verileri üzerindeki etkisi anlık ve çarpıcıydı.
RAND’a göre, Çin’in küresel yapay zeka trafiğindeki payı sadece iki ay içinde yaklaşık %3’ten neredeyse %13’e sıçradı — Çinli yapay zeka platformlarına gelen trafikte %460’lık bir artış. 30 ülkede, Çinli yapay zeka modelleri %10’dan fazla pazar payı elde etti. 11 pazarda ise toplam yapay zeka trafiğinin en az %20’sine ulaştılar; özellikle gelişmekte olan ekonomilerde ve Pekin ile yakın ekonomik bağları olan ülkelerde güçlü bir konum yakaladılar.
Maliyet önemli bir itici güç. Çin yapay zeka sistemleri genellikle karşılaştırılabilir Amerikan modellerinin fiyatının altıda biri ile dörtte biri arasında fiyatlanıyor ve çok dilli yeteneklerde anlamlı şekilde ilerleme kaydettiler — bu, ABD platformlarının daha önce net bir üstünlüğe sahip olduğu bir alandı. Fiyat ve dil erişilebilirliğinin bu birleşimi, Çinli modelleri Kuzey Amerika ve Batı Avrupa dışındaki küresel pazarlarda rekabetçi kılıyor.
RAND’ın araştırması aynı zamanda sezgilere aykırı bir noktayı da vurguluyor: bu büyüme, ağırlıklı olarak yukarıdan aşağıya devlet güdümlü yapay zeka diplomasisiyle değil, işletmeler, geliştiriciler ve sıradan kullanıcılar tarafından yönlendiriliyor. Çin yapay zekasının benimsenmesi organik olarak yayılıyor.
Donanım üstünlüğü ve yarı iletken ihracat kontrolleri
Çin’in yazılım alanındaki kazanımlarına rağmen, ABD, yapay zeka geliştirmesini besleyen donanım katmanında ezici bir üstünlüğü elinde tutuyor. Epoch AI verileri, Nvidia’nın H100 muadili hızlandırıcılarının hâlâ küresel sınır yapay zeka hesaplama kapasitesine hakim olduğunu gösteriyor — Washington’un kullanmaktan çekinmediği teknolojik bir boğaz noktası.
ABD, şu anda Çin’in en ileri yapay zeka donanımına erişimini sınırlamak için Nvidia’nın H200 hızlandırıcısı ve AMD MI325X de dahil olmak üzere ileri seviye çiplerin ihracatını kısıtlıyor. Trump yönetimi, Aralık 2025’te H200 ihracat talepleri için, Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi’ne (CSIS) göre, vaka bazında inceleme sürecine geçti. Ancak sahadaki durum, politikanın öngördüğünden daha karmaşık.
CSIS, ABD ihracat lisansları onaylandığında bile, Çin gümrük yetkililerinin acentelere bu çiplerin ülkeye girmesine izin verilmediğini söylediğini bildirdi. Pekin aynı zamanda yerli firmaları, ithal ABD donanımı yerine yerel çip alternatiflerine öncelik vermeye zorladı.
Bu, tuhaf bir dinamik yaratıyor: ihracat kontrolleri Çin’in en ileri yapay zeka çiplerine erişimini sınırlıyor olabilir, ancak aynı anda Çin’in yerli yarı iletken üretimine yaptığı yatırımı hızlandırıyor. Politika aynı anda iki şey yapıyor — hem kısıtlıyor hem de motive ediyor.
Daha derin stratejik soru
Bu tartışmadaki asıl gerilim, uzun vadede ne tür bir avantajın gerçekten önemli olduğu üzerine. Web trafiği payı ve model sıralamaları oynak metrikler. Brookings ve diğerlerinin de belirttiği gibi, daha kalıcı rekabet avantajı muhtemelen geliştirici ekosisteminde yatıyor — temel modellerin üzerine inşa edilen uygulamalar, API’ler, kurumsal entegrasyonlar ve iş akışları katmanında.
Tüketici tercihleri hızla değişebilir. Kurumsal benimseme ise daha yapışkandır. Bir şirket iç süreçlerini belirli bir yapay zeka platformu etrafında inşa ettiğinde, geçiş maliyetleri yüksektir. Bu yapısal kilitlenme, ABD yapay zeka şirketlerinin muhtemelen en savunulabilir konuma sahip olduğu yer — ve bu, yasakların değil, inovasyonun koruduğu türden bir avantajdır.
Özüne indirgenmiş haliyle Zuckerberg’ün argümanı, Amerika’nın yanlış şeyi koruma riski taşıdığıdır. Çinli yapay zeka geliştiricileri maliyet yapılarını iyileştirirken, çok dilli yeteneklerini genişletirken ve gelişmekte olan pazarlardaki ayak izlerini derinleştirirken, Çinli modelleri kısıtlamaya odaklanmak, ABD şirketlerini büyüyen bir alanı genişletmek yerine daralan bir çevreyi savunur halde bırakabilir.
SSS
Meta CEO’su Mark Zuckerberg’in Çin yapay zekasının yasaklanmasına ilişkin görüşü nedir?
Mark Zuckerberg, ABD’nin Çin ile yapay zeka alanında bir yasak uygulamak yerine teknolojik inovasyon yoluyla rekabet etmesi gerektiğini söylüyor. Daha iyi ürünler inşa etmenin, uzun vadeli yapay zeka liderliği için tek sürdürülebilir yol olduğunu savunuyor.
ABD yapay zeka modelleri küresel ölçekte ne kadar baskın?
135 ülkeyi kapsayan bir RAND Corporation çalışmasına göre, ABD yapay zeka modelleri Ağustos 2025’te küresel yapay zeka web trafiğinin %93’ünü oluşturdu.
Çin’in yapay zeka pazar payı son dönemde nasıl değişti?
Çin’in küresel yapay zeka web trafiğindeki payı, Ocak 2025’te DeepSeek’in R1 modelinin lansmanını takip eden iki ay içinde yaklaşık %3’ten neredeyse %13’e yükseldi — Çinli yapay zeka platformları için yaklaşık %460’lık bir trafik artışı.
ABD hükümetinin Çin ile yapay zeka rekabetine bakışı nedir?
Üst düzey ABD yetkilileri, yapay zeka liderliğini ulusal bir öncelik olarak görüyor. Hazine Bakanı Scott Bessent, ABD’yi “bir yapay zeka süper gücü” olarak tanımlarken, İçişleri Bakanı Doug Burgum, ABD’nin “yapay zeka silahlanma yarışında Çin’e kaybedemeyeceğini” belirtti. Her ikisi de Çinli modellerin daha fazla zemin kazanmasına izin vermek yerine Amerikan hakimiyetini sürdürmeyi ve genişletmeyi savunuyor.
{“@context”:”https://schema.org”,”@type”:”FAQPage”,”mainEntity”:[{“@type”:”Question”,”name”:”Meta CEO’su Mark Zuckerberg’in Çin yapay zekasının yasaklanmasına ilişkin görüşü nedir?”,”acceptedAnswer”:{“@type”:”Answer”,”text”:”Mark Zuckerberg, ABD’nin Çin ile yapay zeka alanında bir yasak uygulamak yerine teknolojik inovasyon yoluyla rekabet etmesi gerektiğini söylüyor. Daha iyi ürünler inşa etmenin, uzun vadeli yapay zeka liderliği için tek sürdürülebilir yol olduğunu savunuyor.”}},{“@type”:”Question”,”name”:”ABD yapay zeka modelleri küresel ölçekte ne kadar baskın?”,”acceptedAnswer”:{“@type”:”Answer”,”text”:”135 ülkeyi kapsayan bir RAND Corporation çalışmasına göre, ABD yapay zeka modelleri Ağustos 2025’te küresel yapay zeka web trafiğinin yaklaşık %93’ünü oluşturdu.”}},{“@type”:”Question”,”name”:”Çin’in yapay zeka pazar payı son dönemde nasıl değişti?”,”acceptedAnswer”:{“@type”:”Answer”,”text”:”Çin’in küresel yapay zeka web trafiğindeki payı, Ocak 2025’te DeepSeek’in R1 modelinin lansmanını takip eden iki ay içinde yaklaşık %3’ten neredeyse %13’e yükseldi — Çinli yapay zeka platformları için yaklaşık %460’lık bir trafik artışı.”}},{“@type”:”Question”,”name”:”ABD hükümetinin Çin ile yapay zeka rekabetine bakışı nedir?”,”acceptedAnswer”:{“@type”:”Answer”,”text”:”Üst düzey ABD yetkilileri, yapay zeka liderliğini ulusal bir öncelik olarak görüyor. Hazine Bakanı Scott Bessent, ABD’yi “bir yapay zeka süper gücü” olarak tanımlarken, İçişleri Bakanı Doug Burgum, ABD’nin “yapay zeka silahlanma yarışında Çin’e kaybedemeyeceğini” belirtti. Her ikisi de Çinli modellerin daha fazla zemin kazanmasına izin vermek yerine Amerikan hakimiyetini sürdürmeyi ve genişletmeyi savunuyor.”}}]}
Makale, yapay zekanın desteğiyle hazırlanmış ve editör ekibi tarafından gözden geçirilmiştir.

